Weß TaSaRıM PayLa$ım PLatFoRMu

Weß TaSaRıM PayLa$ım PLatFoRMu
 
AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Pc Kelime Anlamları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 15/11/08
Yaş : 26

MesajKonu: Pc Kelime Anlamları   Salı Kas. 25, 2008 10:08 pm

LABEL: Etiket. Saklama aygıtları için her bir saklama birimine verilen isimdir.
LAN/Local Area Network: Yerel ağ. Belli bir alan içinde yer alan
bilgisayarların kablolar aracılığı ile birbirlerine bağlanarak bir ağ
oluşturmasıdır.
LANDSPACE: Kelime işlem yazılımlarında belgenin yatay olarak düzenlendiğini gösteren ifadedir.
LANGUAGE: Dil. İletişim kurmak için kullanılan sembollerden oluşmuş
sisteme denir. Semboller belli kurallara göre bir araya getirilerek
sözcük ve cümleleri oluştururlar.
LAPTOP: Dizüstü. Küçük ve taşınabilir bilgisayar tiplerine verilen isimdir.
LASER PRINTER: Lazer yazıcı. Yüksek hızda ve kalitede baskı almak için kullanılan yazıcı tipidir.
LAYOUT: Yerleşim. Kelime işlem yazılımlarında metin ve grafiğin yerleştiriliş düzenine verilen isimdir.
LCD/ Liquid Crystal Display: Sıvı kristal ekran teknolojisine denir. Kullandığımız ekranlara göre ince ve hafiftirler.
LED/Light Emitting Diode: İçinden elektrik akımı geçtiğinde yanan küçük elektronik parçadır.
LEFT JUSTIFY: Sola yanaşık. Kelime işlem yazılımlarında metnin sayfanın sol kenarına dayalı olduğu yanaştırma biçimidir.
LEGEND: Sunumlarda renk ve desenlerin hangi veri tipini belirttiğini göstermek için kullanılan kısa açıklamalardır.
LQ/Letter Quality: Yazıcıdan basılan metnin harflerinin daktilo kalitesinde göründüğü baskı özelliğidir.
LIBRARY: Kütüphane. Çalışmaya hazır kod parçalarının içinde bulunduğu dosya yapısıdır.
LIGHT PEN: Işıklı kalem. Işığa duyarlı bir parça yardımı ile nesnelerin
doğrudan bilgisayar ekranından seçilmesine yarayan kalem görünümündeki
alettir.
LINE GRAPH: Çizgi grafik. Veri noktalarını çizgiler ile birleştirerek iniş çıkışları gösteren bir grafik tipidir.
LINE PRINTER: Satır yazıcı. Bir kerede bir satırı yazabilen, çok hızlı ama düşük kaliteli bir yazıcı tipidir.
LINE SPACING: Satır aralama. Kelime işlem yazılımlarında bir metni oluşturan satırlar arasına boşluk koyma işlemidir.
LINK: Bağlamak. Bir doküman içerisine konan nesnenin kaynak nesne ile bağlantılı olması için yapılan işleme verilen isimdir.
LINKER: Bağlayıcı. Programı çalışır hale getirmeden önce, tüm kodları bağlayarak programı bütünleyen adım.
LISP/List Processing: Özellikle yapay zeka araştırmalarında kullanılan yüksek seviye programlama dilidir.
LIST BOX: Liste kutusu. Grafik kullanıcı arayüzüne sahip ortamlarda,
bilgi girişine yardımcı olmak için olası değerler içeren ve bir liste
ile görüntülenen kutu.
LISTING: Programcıların yazdıkları kodu kağıt üzerinde görmeleri için bastıkları dokümana verilen isimdir.
LOAD: Yüklemek. Bir programı saklama aygıtından alıp bilgisayar üzerine kurma işlemidir.
LOCAL: Yerel. Ağ üzerindeki iş istasyonuna ait kaynakları ifade ederken kullanılır.
LOCAL AREA WIRELESS NETWORK: Kablosuz yerel ağ. Kullanıcılar arasındaki
bağlantının kablolar ile değil, radyo dalgalarıyla kurulduğu bağlantı
şeklidir.
LOCAL BUS: Yerel veri yolu. Merkezi işlemciye daha hızlı erişim sağlayan veri yolu tipidir.
LOCK: Kilit. Dosya veya verinin ulaşımını engellemek veya sınırlamak için kullanılan yönteme verilen isimdir.
LOGICAL DRIVE: Kullanıcı tarafından bir sürücü gibi göründüğü halde sürücü alanının bir bölümünü ifade eden sürücü yapısıdır.
LOG ON: Bilgisayar üzerindeki işlemlere başlamak için kullanıcının
yetkisinin olup olmadığını gösterir. Kullanıcı işlem yapıyor ise
sisteme Log on demektir.
LOG OUT: Kullanıcı tarafından kullanılan bilgisayar sisteminin kullanımını sona erdirmek için yapılan işleme denir.
LOOK UP TABLE: Biri diğerine çevrilebilen ve karşılıklı değerler içeren tablolardır.
LOST CLUSTER: Disk üzerinde verilerin saklandığı en küçük birime
cluster denir. Bu cluster&l039;lar bilgi içerdiği halde, hiçbir dosya
tarafından kullanılıyor görünmüyorsa lost cluster olur.
LOTUS 1-2-3: İlki 1982 yılında çıkartılmış bir hesap tablosu yazılımıdır.
LOW LEVEL FORMAT: Düşük seviye format. Sabitdisklerin kullanıma
açılmadan önce sektörlerinin düzenlenmesi için geçirdikleri formatlama
tipi.
LOW LEVEL LANGUAGE: Düşük seviye dil. İçindeki komutlar doğrudan
donanım üzerinde yapılan işlemleri ifade eden programlama dilidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hatice-kinem.bedavaforum.biz
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 15/11/08
Yaş : 26

MesajKonu: pc kelime anlamları   Salı Kas. 25, 2008 10:11 pm

LPT: İşletim sistemleri tarafından yazıcıları adlandırmakta kullanılan ifadedir.
MACHINE DEPENDENT: Makine bağımlı. Bir yazılımın sadece belli
özelliklere sahip bilgisayar modeli üzerinde çalışabileceğini gösteren
terimdir.
MACHINE INDEPENDENT: Makineden bağımsız. Üzerindeki bilgisayarlara
bağımlı olmayan çok farklı bilgisayar modellerinde çalışan yazılımlar
için kullanılan terim.
MACHINE LANGUAGE: Makine dili. Bilgisayardan ne istediğimizi belirtmek için kullanılan dile denir.
MACINTOSH: Apple firması tarafından geliştirilmiş bir tür
bilgisayardır, aynı zamanda MAC olarak da adlandırılır. Bu
bilgisayarlar çok yaygın olarak kullanılan PC türü cihazlarla uyumlu
değildirler ve kendilerine has yazılımları vardır.
MACRO: Makro. Bir yazılımı kullanırken çok sık tekrar edilen işleri
kolayca halledebilmek için kullanılan yüksek seviye bir programlama
aracıdır.
MAIL BOX: Posta kutusu. E-posta yazılımlarında her kullanıcıya gelen mesajların içinde tutulduğu yapıdır.
MAIL MERGE: Adres-Mektup birleştirme. Bir çok kelime işlem yazılımı
tarafından bir seferde birden fazla alıcıya gönderilecek tipte
mektupları düzenlemek için kullanılan sisteme verilen isimdir.
MAIN MEMORY: Ana bellek. Bilgisayarın çalışması sırasında işleyeceği tüm verilerin toplandığı bellek alanı. (RAM)
MAIN FRAME: Ana Bilgisayar. Aynı anda birden çok bilgisayara destek verebilecek kapasiteye sahip bilgisayar.
MAP: Bir programın çalışmaya hazır halinin yapısını içeren dosyadır.
MARGIN: Kenar boşluğu. Bir sayfanın herhangi bir kenarı ile metin arasında yer alan boşluğa verilen isimdir.
MASS STORAGE: Depolama. Büyük miktarda verinin kalıcı olarak depolanmasına olanak sağlayan araçlar için kullanılır.
MAXIMIZE: Büyütmek. Grafik arayüzüne sahip ortamlarda bir pencereyi
ekranı kaplayacak şekilde görüntülemek için kullanılan komuttur.
MB/Mega Byte: 1048 kilobyte. Kısaca M ya da MB olarak gösterilir. 2 üzeri 20 byte&l039;a eşdeğerdir.
MCA/Micro Channel Architecture: IBMPS/2 bilgisayarlar ile piyasaya sunulan yeni bir veri yolu mimarisi.
MEDIA: Ortam. Verilerin saklandığı diskler, CD-ROM&l039;lar ve teypler gibi ünitelere denir.
MEMORY: Bellek. Veri saklama alanlarına verilen isimdir.
MEMORY RESIDENT: Sürekli bellekte duran anlamına gelen terimdir.
MENU: Bir komut ya da seçenek listesi. Bir yazılımı oluştururken
verilecek komutların çeşitli guruplar halinde bir araya getirilmesi ile
oluşan yardımcı araçlardır.
MERGE: Birleştirmek, kaynaştırmak. Aynı yapıya sahip iki dosyayı tek bir dosya haline getirmek.
MHZ: Megahertz. Micro işlemciler ve veri yolu gibi parçaların hızını ifade etmekte kullanılan ölçü birimidir.
MICROPROCESSOR: Microişlemci. Merkezi işlem birimi anlamında kullanılan ifadedir.
MIDI/Music Instrument Digital Interface: Müzikal aletler sayısal
arabirimi. Müzik notalarını dijital ortama uyarlarken kullanılan
standart.
MINICOMPUTER: Mini bilgisayar. Büyüklük ve kapasite açısından ana
bilgisayarlarla iş istasyonları arasında yer alan bilgisayar tipi.
MINIMIZE: Grafik kullanıcı yüzüne sahip ortamlarda bir pencereyi simge durumuna indirme işlemidir.
MIPS/Million Instructions Per Second: Milyon Komut Saniye. Bilgisayarların gücünü ölçmekte kullanılan bir birim.
MIS/Management Information System: Yönetim bilgi sistemi. Yöneticilere
sistemin işleyişi konusunda bilgi vermek için oluşturulmuş yazılım
cinsine denir.
MODE: Durum. Bir program ya da bir aracın içinde bulunduğu duruma denir.
MODEM: Telefon hatlarından veri aktarmaya yarayan araçlara verilen isimdir.
MODULA-2: Pascal programlama dilini yazan Niklaus Wirth tarafından, bu
dilde bulunmayan bazı özellikleri de içerecek şekilde yaratılan
programlama dili.
MODULE: Program parçasına verilen isimdir, modül.
MONITOR: Ekran. Bilgisayarlar ile kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birimdir.
MONOCHROME: Tek renk. Bir zemin ya da yüzey rengi kullanılarak oluşturulan görüntü ya da baskılar için kullanılır.
MONOSPACING: Her karakterin aynı genişliğe sahip olduğu fontlar için kullanılan terimdir.
MORPHING: Bir animasyon yöntemi. Bir şeklin yavaşça başka bir şekle dönüştürülmesi işlemidir.
MOTHERBOARD: Anakart. Bilgisayardaki temel devre ve bileşenleri üzerinde bulunduran kart.
MOTION JPEG: Bir dijital görüntü saklama ve sıkıştırma standardı.
MAUSE: Fare. İmlecin ekran üzerindeki hareketlerini kontrol eden araç.
MPEG/Motion Picture Experts Group: Hareketli video görüntülerinin sıkıştırılmasında kullanılan standartlardan biri.
MULTIMEDIA: Çoklu ortam. Metin, grafik, ses, canlandırma ve video görüntüsünü birleştirerek sunan ortamlara verilen isimdir.
MULTIMEDIA KIT: Çoklu ortam paketi. Bir PC&l039;nin çoklu ortam
uygulamalarını çalıştırabilmek için sahip olması gereken donanım ve
yazılım ürünlerini içeren paket.
MULTIMEDIA PC: Çoklu ortam uygulamalarını çalıştırabilen PC&l039;leri belirtmek için kullanılan terim.
MULTIPROCESSING: Çoklu işleme. Bir bilgisayarın aynı anda birden fazla programı çalıştırabilme özelliği.
MULTITASKING: Birden çok programın aynı anda çalıştırılabilmesi özelliğine verilen isimdir.
MULTITHREADING: İşletim sisteminin bir programın ayrı parçalarını aynı anda çalıştırabilmesi özelliğidir.
MULTI-USER: Çok kullanıcılı. Birden fazla kullanıcının aynı anda kullanabildiği sistemleri belirtmek için kullanılır.
NAME: İsim. Bir dosyayı, nesneyi, değişkeni ya da herhangi bir bütünü belirten bir dizi karakterdir.
NANOSECOND: Nanosaniye. Saniyenin milyarda biri gibi ölçülecek küçük hızları belirtmekte kullanılan birime verilen isimdir.
NATIVE: Kendine özgü anlamıda kullanılır. Yazılımların kendine özgü dosyaları saklama biçminede denilir.
NATURAL LANGUAGE: İnsanlar arasında konuşulan dillere denir.
NAVIGATION: Bilgisayar içinde veya network üzerinde bir verinin yolunu bulması anlamına gelir.
NEAR LETTER QUALITY: Nokta vuruşlu yazıcıların yazdırabilme özelliğine
verilen isismdir. Yazıcının yazdığı karakterler daktilo yazısına benzer.
NETBIOS/Network Basic Input Output System: Temel Ağ Girdi Çıktı
Sistemi. Bilgisayarın network üzerindeki veri akışı ile ilgili bazı
kuralları içerir ve düzenler.
NETWARE: İşletim sistemi. LAN üzerinde kullanılır. Novel Corporation
tarafından geliştirilmiş birçok ağ üzerinde kullanılan işletim
sistemidir.
NETWORK: Ağ. Birden fazla bilgisayarın birbirleri arasında bağlanmasıyla oluşan yapıya verilen isimdir.
Bilgisayarların birbirleri arasında bilgi alış verişi yapması için kullanılır.
NIC/Network Interface Card: Ağ arabirim kartı. Blgisayarları ağa bağlamak için kullanılan kartlardan birine verilen isimdir.
NETWORK OPERATING SYSTEM: Ağ işletim sistemi. Bir ağ üzerinde çalışan
bilgisayarların birbirleri arasındaki veri akışını düzenlemek için
kurulan işletim sistemine denir.
NEWSGROUP: Forum. Online servisler üzerinden insanların ortak konularda tartıştıkları gruplara verilen isimdir.
NICAD BATTERY PACK: Nickel Cadmium pil. Taşınabilir bilgisayarlar üzerinde kullanılan yeniden doldurulabilir pillerdir.
NLQ/Near Letter Quality: Nokta vuruşlu yazıcıların yazdırabilme
özelliğine verilen isimdir. Yazıcının yazdığı karakterler daktilo
yazısına benzer.
NOISE: Parazit. Aktarılan sinyalleri bozmak için kullanılan sinyallere verilen isimdir.
NON-IMPACT PRINTER: Vuruşsuz yazıcı. Nokta vuruşlu yazıcılar dışın kalan yazıcıların girdiği sınıftır.
Örnek; Mürekkep püskürtmeli yazıcı, Lazer yazıcı.
NON-VOLATILE MEMORY: Uçmayan bellek türü. Elektrik kesildiğinde
üzerindeki bilgilerin sislinmediği bellek türüne verilen isimdir.
NOS: => NETWORK OPERATING SYSTEM
NOTEBOOK COMPUTER: Hafif ve taşınabilir bilgisayar cinslerine verilen
isimdir. Genellikle seyahat eden ve sürekli şirket dışında çalışan
kullanıcılar için tasarlanır.
NOT OPERATOR: Değil operatorü. Operatöre gelen ifadelerden en az biri
doğru ise doğru, Diğer durumlarda yanlış olarak değer alır.
NS: => NANOSECOND
NTSC/National Television Standards Comittee: Amerika birleşik devletlerinde televizyon standartlarını belirleyen bir kuruluş.
NULL CHARACTER: Boş karakter. Hiçbir değeri olmayan karaktere verilen isimdir.
NULL MODEM CABLE: İki bilgisayarı seri portlarından birbirlerine bağlamak için kullanılan kablo türüdür.
NUMERIC KEYPAD: Sayısal tuş takımı. Kalvye üzerindeki sayıların ve dört işlem karakterlerinin bulunduğu tuş gurubudur.
NUMLOCK KEY: Klavye üzerindeki iki durumlu bir tuşa verilen isimdir.
Tuş aktif olduğunda kalvye üzerindeki sayıların ve dört işlem
karakterlerinin bulunduğu tuş gurubuda aktif olur.
OBJECT: Nesne. Tek başına seçilebilen ya da üzerinde işlem yapılabilen elemana verilen isimdir.
OBJECT KODE: Derleyici tarafından oluşturulan koddur. Derleyiciler oluşan kodları makine dillerine çevirirler.
OBJECT ORIENTED: Nesne yönelimli. Nesneler üzerinde işlem yapmamıza imkan sağlayan yazılımların ortak ismidir.
OBJECT ORIENTED GRAPHICS: Nesne yönelimli grafik. Grafik nesnelerin matematik formülleri ile ifade edilmesi işlemidir.
OOP/Object Oriented Programming: Nesne yönelimli programlama.
Programlama yaparken veri yapısını yapılacak işlerle birlikte oluşturma
işlemine verilen isimdir.
OCR/Optical Character Recognition: Optik karakter tanıma. Basılı veya
yazılı metnin bilgisayar üzerinde işlenebilecek hale dönüştürülmesi
için kullanılan yazılımların ortak adıdır.
OCTAL: Sekizli sayı sistemi. 0&l039;dan 8&l039;e kadar olan sayıların kullanıldığı sayı sistemine denir.
ODBC/Open DataBase Connectivity: Açık veri tabanı bağlantısı. Microsoft
firması tarafından geliştirilen veritabanı erişim yöntemidir.
ODD PARITY: Tek eşlik. Her bir byte veri içinde, tek sayıda 1 değeri olması gerektiğini ifade eden eşlik kontrolü modu.
OEM/Orginal Equipment Manufacturer: Farklı üreticilerden aldıkları
parçaları bir araya getirerek bilgisayar yapan firmalar için kullanılır.
OFFICE AUTOMATION: Ofis otomasyonu. Kelime işlem, haberleşme, iş akışı
düzenlenmesi, belge takibi gibi günlük ofis işlemlerinin bilgisayar
sistemleri yardımı ile yapılmasına denir.
OFF-LINE: Kapalı olma durumu. Bir network üzerinde o sırada açık olmayan bir makineye verilen isimdir.
OFFSET: Masaüstü yayıncılıkta kağıdın kenarı boyunca bırakılan boşluğa denir.
OLE/Object Linking and Embedding: Nesne bağlama ve gömme. Bir yazılım
tarafından oluşturulan nesnelerin özelliklerini kaybetmeden başka bir
yazılım tarafından kullanılmasını sağlar.
ON-BOARD: Kart üzerinde. Devre kartlarının üzerine başka bir işi yapması için eklenmiş elemanlar için kullanılır.
ON-LINE: Bağlı ve çalışır durumda. Çalışmaya hazır olan birimler için kullanılır. Açık.
ON-LINE HELP: Bir yazılımla çalışırken aynı ortamda yardım alabilme özelliğine verilen isimdir.
ON-LINE SERVICE: Kullanıcıların iletişim hatları üzerinden geniş çaplı bilgiye ulaştıkları sistemlere denir.
OPEN: Açmak. Bir kaynağı kullanıma sunma işlemidir.
OPEN ARCHITECTURE: Açık Mimari. Bir ürünün özelliklerinin isteyen herkese açık olması.
OPERAND: İşlenen. Üzerinde işlem yapılan ifade ya da nesne.
OPERATING SYSTEM: İşletim sistemi. Bilgisayarların çalışabilmesi ve
bizim isteklerimize cevap verebilmeleri için gereken temel
yazılımlardır.
OPERATOR: Bilgisayarı kullanan kişilere verilen isimdir.
OPTICAL DISK: Optik disk. Disk üzerindeki yazma ve okuma işlemlerini lazer ışınları ile yapan disk çeşidi.
OPTICAL SCANNER: Optik tarayıcı. Kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarın anlayacağı biçime çeviren aygıt.
OPTIMIZE: Programcılıkta bir programın en iyi hali ile çalışması için yapılan ayarlardır.
OPTION: Seçenek. Bir komutun yanında kullanılan ve o komutun belli bir kullanımına yönelik ek ifade.
OPTION KEY: Macintosh bilgisayarlarda başka tuşlar ile kullanılan bir tuş. Tuşlara farklı fonksiyon kazandırır.
OS/2: Önceleri IBM ve Microsoft tarafından geliştirilen, ancak sonradan
IBM&l039;in ürünü haline gelen multitasking bir işletim sistemidir.
OUTLINE FONT: Dış çizgi font. Her karakterin dış çizgilerinin matematiksel formüller ile tanımlandığı font tipidir.
OUTPUT: Çıktı. Bilgisayar tarafından üretilen herhangi bir şey.
OUTPUT DEVICE: Çıktı aracı. Bilgisayarın bilgi sunma kapasitesine sahip
PAD CHARACTER: Doldurma karakteri. Bosluklarin doldurulmasinda kullanilan karakter.
PADDING: Bosluklari doldurmak.
PAGE: Metin sayfalari.
PAGE BREAK: Sayfa sonu.
PDL/Page De******ion Language: Sayfa tanimlama dili. Sayfalarin yerlesimini ve içerigini tanimlamakta kullanilan dil.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hatice-kinem.bedavaforum.biz
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 15/11/08
Yaş : 26

MesajKonu: pc kelime anlamları   Salı Kas. 25, 2008 10:12 pm

PAGE DOWN KEY: Basildiginda imleci bir sonraki ekran sayfasina götüren klavye tusudur.
PAGE PRINTER: Sayfa yazici. Bir seferde tüm sayfayi yazabilen yazici tipidir.
PAGE UP KEY: Basildiginda imleci bir önceki ekran sayfasina götüren kalvye tusudur.
PAGINATION: Sayfalara bölme.Bir belgeyi sayfalara ayirarak düzenleme islemine denir.
PALETTE: Grafik programlarinda bir dizi renk içeren boyama aracidir.
PAPERLESS OFFICE: Kagitsiz ofis. Bilgi ve belgelerin elektronik ortamda
saklandigi ve elektronik olarak tasindigi varsayilan ideal ofis.
PARALLEL: Paralel. Ayni anda olusan anlaminda kullanilir.
PARALLEL INTERFACE: Paralel arayüz. Ayni anda birden fazla bit aktarabilme özelligine sahip arayüz.
PARALLEL PORT: Bazi donanimlarin bilgisayara baglanabilmesi için kullandiklari paralel arabirim.
PARALLEL PROCESSING: Birden fazla islemcinin bir programi çalistirabilmesi özelligine verilen isim.
PARAMETER: Argüman. Bir komuta ya da isleve eklenen degere denir.
PARITY CHECKING: Mesajlarin dogru iletilip iletilmedigini denetleyen yöntem.
PARK: Sabitdiskimizin kafasi çalismadigi zamanlarda kendisini korumak için güvenli bir yerde hareketsiz halde durmasi islemi.
PARTITION: Sabitdiskin ayri bir disk olarak görünen bölümlerinden her birine verilen isimdir.
PASCAL: Bir programlama dili.
PASSWORD: Sifre. Bir bilgisayara, dosya veya programa erisebilmek için kullanilan özel karakterler topluluguna verilen isimdir.
PASTE: Yapistir. Daha önceden kopyala görevi yapilmis nesnenin kopyalama islemini tamamlamak için yapilan islemdir.
PATCH: Programlardaki hatalari düzeltmek için üretilen kod parçalaridir.
PATHNAME: Bir dosyayi nitelemek için kullanilan semboller dizisidir.
PCI/Peripheral Component Interconnect: Intel firmasi tarafindan gelistirilen yerel veri yolu standardi.
PCL/Printer Control Language: Yazici kontrol dili. Hewlett Packard
tarafindan üretilen ve pek çok yazicida kullanilan kontrol diline
verilen isim.
PCMCIA/Personal Computer Memory Card International Association: Uluslararasi kisisel bilgisayar bellek karti kurumu.
PCX: PC Paintbrush programi tarafindan kullanilan grafik dosya formati.
PEER TO PEER ARCHITECTURE: Bire bir baglanti. Her bilgisayarin ayni
zamanda server olarak da kullanilabildigi ag ortamina verilen isimdir.
PERIPHERAL DEVICE: Çevre birimi. Bilgisayara baglanan ek donanimlara denir.
PERSONEL COMPUTER: Kisisel bilgisayar. Bir kisi tarafindan kullanilmak üzere tasarlanmis bilgisayar türü.
PHOTOCD: Kodak firmasi tarafindan gelistirilen bir dijital fotograf saklama yöntemi.
PIE CHART: Degerlerin bir pastanin dilimleri seklinde gösterildigi sunum sekline verilen isim.
PIN: Konektörler üzerindeki ince çikinti.
PIXEL/Picture Element: Piksel. Grafik görüntüleri olusturan herbir noktaciga denir.
PKZIP: Bir dosya sikistirma yazilimidir.
PLATFORM: Bir sistemin donanim ve yazilim altyapisinin olusturuldugu ortam.
PLOTTER: Çizici. Grafik özellikleri gelismis bir yazici türü.
PLUG AND PLAY: Tak Çalistir. Bilgisayara yeni eklenen donanimlarin bir düzenlemeye gerek kalmadan çalistirilabilmesi özelligi.
POINTER: Fare imleci. Grafik arayüzüne sahip sistemlerde, farenin hareketine bagli olarak yeri degisen imleç.
POINTING DEVICE: Isaretleyici. Imlecin hareketini ve ekrandaki yerini kontrol etmek için kullanilan araç.
POLLING: Bir araçtan sürekli veri silme islemi.
POP UP WINDOW: Bir islev tusuna basildiginda birden ortaya çikan pencere tipidir.
PORT: Bir donanimi bilgisayara baglamak için kullanilan arayüz.
PORTABLE: Tasinabilir. Tasinabilir bilgisayarlara verilen isim.
PORTRAIT: Dikey yönlendirme. Belgenin dikey olarak düzenlendigini gösteren ifade.
POST******: Adobe firmasi tarafindan gelistirilen bir sayfa tanimlama dilidir.
POWERPC: IBM, Apple ve Motorola tarafindan gelistirilen RISC tabanli bilgisayar mimarisidir.
POWER SUPPLY: Güç kaynagi.
PPM/Pages Per Minute: Yazicilarin hizini ölçmekte kullanilan birim.
PRECISION: Kayan noktali sayilarda noktadan sonra yer alan rakam sayisini belirtmek için kullanilir.
PRESENTATION GRAPHICS: Sunum grafigi. Verilerin görsel olarak sunumunu saglayan yazilim çesidi.
PREVIEW: Ön izleme. Belgenin kagit üzerine basildiginda nasil görünecegini önceden görmek için kullanilir.
PRINTED CIRCUIT BOARD: Basili devre karti. Üzerinde elektronik elemanlarin bulundugu tabakaya verilen isim.
PRINTER: Yazici. Bilgisayar üzerinden metin ve resimleri kagida basmak için kullanilan araç.
PRINTOUT: Çikti. Kagit üzerine basilmis verileri ifade etmek için kullanilir.
PRINTSCREEN KEY: Klavye üzerinden bu tusa basildiginda ekran
görüntüsünün resmini hafizaya alir. Bir grafik yazilimi açip yapistir
yaptiginizda, ekran görüntüsünün resmini elde etmis olursunuz.
PROCEDURE: Bir programin belli bir isi yapan bölümüne verilen isim.
PROGRAM: Belli bir isi yapmak için hazirlanmis komutlar topluluguna verilen isim.
PROGRAMMER: Programlama dillerini kullanarak program yazan kisiye denir.
PROM/Programmable Read Only Memory: Programlanabilir salt okunur bellek. Sadece bir kere, üzerine program yazilan belleklerdir.
PROMPT: Bilgisayarin giris yapilmasini bekledigini gösteren sembol.
PROPERTY: Bir nesnenin özelliklerine verilen isim.
PROTOCOL: Iki aygit arasinda veri transferi yapmak için kullanilan, üzerinde anlasilmis kurallar bütünüdür.
PULL DOWN MENU: Açilan Menü. Bir menü çubugundaki seçeneklerin altinda beliren ek seçenekleri içeren menü.
PURGE: Eski ve kullanilmayan verilerin düzenli bir biçimde silinmesi islemi.
RAGGED: Metin isleme yazilimlarinda kenara yanastirilmis anlaminda kullanilir.
RAM/Random Access Memory: Rasgele erisimli bellek. Herhangi bir bölümüne dogrudan erisilebilen bellek tipidir.
RAM DISK: Disk gibi kullanilmak için ayarlanmis ram tipine verilen isimdir.
RANDOM ACCESS: Rasgele erisim. Verilere dogrudan erisimi saglayan yöntemdir.
RANGE: Kelime islem uygulamalarinda tablo üzerindeki bir yada daha fazla komsu hücre toplulugudur.
RDBMS/Relational Database Management System: Iliskisel veritabani yönetim sistemi. Veritabani yazilimina verilen isimdir.
READ: Okuma. Disk üzerindeki verileri islemek için yapilan islemdir.
README FILE: Beni oku dosyasi. Yazilimlar hakkinda bilgi edinmek için üretici firma tarafindan hazirlanmis dosya.
READ ONLY: Salt okunur. Sadece görüntülenebilen üzerinde degisiklik yapilamayan anlamina gelir.
READ WRITE: Okunur yazilir. Hem görüntülenebilen hem de üzerinde degisiklik yapilabilen anlamina gelir.
REAL TIME: Gerçek zamanli. Gerçek zamandaki hizda olan anlaminda kullanilir.
REAL TIME CLOCK: Bilgisayar kapatilsada zamani izlemeye devam eden saate denir.
REBOOT: Yeniden yüklemek. Bilgisayari kapatip açma islemine verilen isimdir.
RECALCULATE: Yeniden hesaplama. Kelime islem uygulamalarinda tablolar
üzerindeki formül degistirildiginde yeni durumu göstermek için
hesaplamalari yeniden yapar.
RECORD: Kayit. Veritabanlarini olusturan bilgi birimidir.
RECOVER: Geri almak, kurtarmak. Silenen bir dosyanin tekrar kullanilabilir hale getirilmesi islemidir.
REFRESH: Bir aygiti yenileme islemidir. Bu islem yazilim ile yapilir.
REGISTER: Merkezi islem biriminin üzerindeki veri depolama alanina verilen isimdir.
RELATIONAL DATABASE: Iliskisel veritabani. Verilen tablolar halinde saklandigi veri tabani seklidir.
RELATIONAL OPERATOR: Karsilastirma operatörü. Iki deger arasinda karsilastirma yapan operatör tipidir.
REMOTE: Uzak. Ag ortaminda bulunmayan kaynak veya bilgisayarlar için kullanilir.
REMOTE CONTROL: Uzaktan kontrol. Disaridan bir yazilim yardimi ile bilgisayari yönetme islemidir.
RENAME: Yeni isim verme islemi.
REPAGINATE: Kelime islem yazilimlarinda sayfaya ekleme çikarma yapildikça sayfalari otomatik olarak ayarlar.
REPLACE: Bir nesnenin yerine yeni bir nesne koyma islemidir.
REPORT: Verilerin belli bir biçme göre düzenlenmis haline denir.
RESERVED WORD: Programlama dillerinde özel bir anlami olan sözcüge verilen isimdir.
RESET BUTTON: Bilgisayarimiz tikandiginda yeniden baslatmak için kullanilan dügme.
RESOLUTION: Çözünürlük. Ekrandaki görüntünün ya da yazicidan çikan çiktinin netligidir.
RESOURCE: Kaynak. Kullanilabilir veriler için kullanilir.
RESTORE: Yedeklenen dosyalari yeniden bilgisayara yükleme islemidir.
RETURN KEY: Return tusu. Imleci bir sonraki satirin basina götürür.
RTF/Rich Text Format: Microsoft firmasi tarafindan gelistirilen bir belge biçimlendirme standardidir.
RISC/Reduced Instruction Set Computer: Azaltilmis komut setli bilgisayar. Az sayida komutla çalisan mikroislemci tipine denir.
ROBOTICS: Robot ve robot teknolojileri üzerinde çalisan bilgisayar bilimleri ve mühendislik alani.
ROM/Read Only Memory: Bilgilerin üzerine bir kere yazildigi bir daha degistirelemedigi bellek tipi.
ROOT DIRECTORY: Kök dizin. Dosyalama sistemlerinde en üst sirada bulunan ve isletim sistemi tarafindan belirlenen dizindir.
ROUTINE: Rutin. Bir programin belli bir isi üstlenen bölümün denir.
RS 232C: Seri aygitlari bilgisayara baglamak için kullanilan bir arayüz standardidir.
RULER: Cetvel. Kelime islem yazilimlarinda Ekranda düse yada yatay olarak yer alan ölçek alinacak çizgiye verilen isimdir.
RUN: Çalistirmak. Bir programi çalistirmak için kullanilir.
RUNTIME ERROR: Bir programin çalismasi sirasinda ortaya çikan hataya verilen isimdir.
Safety: Güvenlik. Bir şeyin koruma güvencesi vermesi. Belbağlanabilir olması.
Safety factor: Güvenlik katsayısı. Bir öğenin doğru çalışmasını sağlamak üzere tasarımda öngörülen güvenlik payı.
Sample: Numune, örnek. Bir evrenin belirli bir özelliğini incelemek
için o evreden seçilen birimler topluluğu. Örnekleme yöntemiyle
yürütülecek herhangi bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere
seçilen örnek öğeler kümesi.
Sanitizing: Bir manyetik ortama yazılmış her türlü bilginin tümüyle silinmesi için gereken işlemler.
Satellite access protocol: Uydu erişim protokolü. Dağıtılmış VSAT
terminallerinin paylaşılan uydu kanalına erişmelerini düzenleyen
kurallar.
Satellite bandwidth: Uydu bant genişliği. Uydu kanallarının frekans bant genişliği.
Satellite-cellular telephone: Uydulu telsiz telefon. Uydu üzerinden
hücresel telefon. Hem uydu sistemine göre hem de karadaki hücresel
sisteme göre işleyebilen iki kipli telefon.
Save to: Saklamak, belleğe atmak. Yazı işlemede bir metin parçasını
dosyada saklama işlemi. Verileri ana bellekten ikincil belleğe kopyalama.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hatice-kinem.bedavaforum.biz
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 15/11/08
Yaş : 26

MesajKonu: pc kelime anlamları   Salı Kas. 25, 2008 10:13 pm

Scalability: Ölçeklenebilirlik. Hız ve kapasite bakımından daha üstteki ve alttaki platformlarda iş görmeye devam edebilme.
Scan: Taramak, gözden geçirmek. Parça parça gözden geçirmek. Bilgisayar ekranında yazılmış metni gözden geçirmek.
Scannability: Kolay okunurluk. Bir göz atmayla amaç ve içeriğinin kolayca algılanabilir olması.
Scheduled maintenance : Programlı bakım. Belirli bir zaman programına göre yürütülen koruyucu bakım.
Screen: Ekran. İmgelerin yansıtıldığı yüzey.
Screen saver: Ekran koruyucu. Belirli bir süre kullanılmadığında ekranı
karartan ya da seyrek hareketli görüntülerle kaplayan program.
Script: Belirli bir işi gerçekleştirmek için gereken görev adımları.
Scripted message: Hazır mesaj. Belirli bir durumda bir insanı bilgilendirmek amacıyla önceden tasarlanıp hazırlanmış mesaj.
Scroll bar: Kaydırma çubuğu. Bir parametrenin değerini kaydırma
çubuğunun yatay ya da dikey oynatılması ile değiştirmeye yarayan grafik
arayüz öğesi.
Scrolling menu: Akıtmalı menü. Bir fare ya da tuşla açılan, ancak
açıldığında tümü ekranda gösterilmeyip akıtma ile devamı görülebilen
menü.
Scrolling mouse: Ruletli fare. Tıklama tuşlarından başka ekranda akıtma eylemini gerçekleştiren bir tekerciği olan fare.
Sealable equipment: Sızdırmaz donanım. Kutu ya da muhafazası içine kapatılarak ya da kilitlenerek korunan donanım.
Seamless network: Saydam ağ. Teleiletişim ağı içinde bir noktadan
diğerine sorunsuzca iletişim kurulmasına engel olabilecek veriler
üzerinde herhangi bir değişikliğin yer almadığı ağ.
Search directory: Arama dizini. Gönderme yapılan sitelerin kategorilere
ayrıldığı, bağlantılı metin bağları ile ulaşılan ve bu sitelerin
envanterinin tutulduğu örün sitesi.
Search engine: Arama motoru. Anahtar sözcükler kullanarak bir örün
gezgini kullanan Internet kullanıcısına bilgilere erişimi sağlayan ve
değişik Internet kaynaklarının içeriklerinin dizinini çıkaran program.
Secondery bus: İkincil veriyolu. Bilgisayar donanımında, birincil
veriyolu arızalandığında kartlar arasında veri iletişimini sağlayan
veriyolu.
Secret key: Gizli anahtar, kişisel anahtar. Bilgisayar güvenliğinde
sadece kişinin bildiği ve başkalarının eline geçtiğinde güvenlik
tehdidinin oluşacağı anahtar.
Secure http: Güvenli http. Bilgisayar ağları üzerinde, özellikle kredi kartı ile ödemelerde kullanılan güvenli http protokolü.
Secure voice equipment: Şifreli ses donatımı. Güvenli ses donatımı.
Security classification: güvenlik sınıflaması. Bir bilgi öğesine gereksindiği korumaya göre verilen güvenlik oranı.
Security counter - measures: Güvenlik önlemi. Bir bilgisayar sisteminde
bilgi güvenliğini tehdit eden tehlikelere karşı savunma önlemleri.
Security management: Güvenlik yönetimi. Bilgisayar ağlarına, ağa
erişimi denetleyen, yetkilendiren ve kimlik tanılaması yapan yönetim
işlevi.
Segment: Bir programı oluşturan, bir ölçüde birbirinden bağımsız çalışabilen yordamlardan herbiri.
Selection: bir öğeler topluluğunda belirli ölçüleri sağlayan nesneleri
tanılama. Bir veritabanında belirli ilişkileri sağlayan grupları bulma.
Selector switch: Seçici anahtar. Birçok kontrol devresinden birini seçmekte kullanılan ve elle işletilen çok konumlu anahtar.
Self-extracting file : Kendini açabilen dosya. Dışardan sağlanan bir
programa gereksinmeden sıkıştırılmış halinden kendi kendine açabilen
dosya.
Serial port: Seri kapı. Dış modem ya da fare aygıtı örneklerinde olduğu
gibi seri kipte çalışan aygıtları bağlantılamak için kullanılan ve
bitlerin her saat darbesiyle teker teler iletildiği kapı.
Server: Sunucu. Bilgi işlem düzenlerinde gelen bir iş isteğini yerine
getirmekle yükümlü ya da bu rolü protokol gereği benimsemiş bilgisayar.
Bilgisayar ağında başka bilgisayarlara hizmetler veren bilgisayar.
Server application: Sunucu uygulaması. Dinamik bir link ile istemci
uygulamasındaki bir hedef belgeye bağlanacak veriler ya da hedef
belgedeki bir nesneye gömülecek nesne içeren belge yaratan uygulama.
Shared access: Paylaşımlı erişim. Verilere aynı anda birden fazla kullanıcının erişebilmesi.
Shareware: Paylaşılan yazılım. Bilgi hizmet sunucuları tarafından
kullanıcılara ücretsizce dağıtılan ve deneme mahiyetinde olan yazılım.
Shell: Bir bilgisayarın işletim sistemi ile kullanıcı arasında yer alan
ve klavye, dokunmalı ekran ya da işaretçiyle yapılan kullanıcı
girişlerini yorumlayıp işletim sistemine ileten arayüz.
Spelling Checker: Yazım denetleyicisi. Bilgisayardaki metinlerin yazım
denetimini, bir yazım sözlüğü aracılığı ile gerçekleştirilen program.
Starter diskette: Başlatma disketi.
Static IP Number: Statik IP adresi.bir servis sağlayıcı tarafından
özellikle sunuculara ve veritabanlarına verilen değişmez IP adresi.
Status code: Bilgisayarda bir işlemin, örneğin taşıma, eşlik denetim hatası, elde, vb gibi sonucunu belirten kod.
Storage structrure: Bellek yapısı. Verilerin bellekteki, ilişkilerini koruyacak şekilde tasarlanmış saklatım yapısı.
Streaming data: Duraksız veriler. Çoklu ortam içerikli ve sunucudan
istemci terminaline sürekli iletim halinde gönderilip okutulabilen veri.
Streaming media player: Akıtmalı çoklu ortam okuyucusu. Bir çoklu ortam
sunucusundan gelen verileri açıp gerçek zamanda okuyabilen dolayısıyla
ekrana görüntü, hoparlöre ses olarak gönderebilen, istemcinin
terminaliyle bütünleşik yazılım.
Subnet mask: Alt ağ maskesi. Internet protokolü uygulayan ağlarda IP adresi içinde bir alt ağı belirlemek için kullanılan maske.
Subscriber groupe: Abone grubu. Aynı tür hizmeti kullanan abonelerin grubu.
Supervisor: Bir işlemin, pogramın vb. yürütümünü izleyen program.
Surround sound: Dörtlü stereo, çok hoparlörlü ses.
Swap image: Bukelamun imge. Bir örün sayfasındaki imgenin, farenin
üzerinden geçirilmesi sonucu şeklini ya da rengini değiştirmesi.
Switch: Anahtar, şalter. Bir devrenin bağlantısını değiştiren veya açıp
kapayan aygıt. Bir ağın düğümlerinde yer alan ve devreleri, mesajları
yönlendiren devre.
System clock: Sistem saati. Mikroişlemcilerde gerek dışarısı ile veri
alış verişini gerekse de içindeki veri alışını işlemeye ürettiği
darberlerle eşzamanla bilgisi sağlayan elektronik devre.
System configuration: sistem düzenleşimi, sistem yapılanışı. Genellikle
bir bilgisayar sistemini oluşturan birimleri, alt sistemleri de
göstererek belirleyen herhangi bir çizim ya da liste.
System disk: Sistem diski. Bilgisayarın çalışmaya başlaması için işletim sisteminin sadece gerekli kısımlarını barındıran disk.
System maintance: Sistem bakımı. Bir bilgisayar sisteminde, sistemin
değişen koşullara ya da isterlere uyarlanması, hataların düzeltimi,
başarımın iyileştirilmesi gibi işler.
System resource: sistem özkaynakları. Bilgisayar sistemi tarafından
kontrol edilen programlar, aygıtlar ve işlere ayrılan bellek alanları.
Tab: Sekme. Yazılan sayfa üzerinde yazıcının ya da sayfanın konumunu
ekran ise imlecin konumunu önceden saptanmış belirli bir yere atlatmak.
Table: Çizelge, tablo. Kullanıma elverişli biçimde sıralanan sayısal bilgiler dizgesi.
Tablet: Düz bir yüzey üzerinde bir kalemin konumunu koordinat verilerine dönüştüren bilgisayar giriş birimi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hatice-kinem.bedavaforum.biz
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 15/11/08
Yaş : 26

MesajKonu: pc kelime anlamları   Salı Kas. 25, 2008 10:14 pm

Tag: Bir veri kümesi hakkında kimlik ve diğer bilgileri taşıyan karakter kümesi.
Tape: Manyetik bant. Manyetik özellikli ve kayıt amacıyla kullanılan
bant. Örneğin manyetik bant sürücüsü, manyetik bant etiketleri.
Target: Hedef. Bilgisayarda verilerin yazıldığı bellek aygıtına
ilişkin. Bir komutun gönderilmiş olduğu program ya da sistem.
Gönderilen bilginin amaçlandığı alıcı.
Task: Görev. Çoklu programlamalı ya da çoklu-işlemcili bir ortamda
bilgisayar tarafından bir iş öğesi olarak ele alınan bir ya da daha çok
komut dizesi. Yönetim tarafından muhasebesi yapılabilen en küçük iş
parçası.
Task bar: Görev çubuğu. Windows işletim sisteminde sıkça kullanılan
değişik yazılımların başlatma simgelerini içeren dikdörtgen alan.
TCP/IP: TCP/IP, Transmission Control Protocol/Internet Protocol. Hem
yerel hem de geniş alan ağları üzerinde uçtan uca eşdüzeyli birimler
arasında bağlantıyı sağlayan iletişim protokolleri.
Telecommunications: Teleiletişim. Bilginin üretilmesi, saklatımı, başka
yere iletimi, işlenmesi ve tüketimini sağlayan kablo, radyo, optik ve
diğer elektromanyetik sistemler.
Telephone network: Telefon ağı. Birincil olarak telefon hizmeti vermek üzere kurulmuş teleiletişim ağı.
Telnet: Telnet. TCP/IP üzerinde çalışan ve uzaktaki bir bilgisayara
erişip ekranda o sistem yakındaymış gibi çalışma ortamı sağlayan
uygulama protokolü.
Temperature sensor: Sıcaklık algılayıcısı. Sıcaklığa tepki veren ve
elektriksel bir çıktı ya da mekanik bir eylemle sonuçlanan algılayıcı.
Template: Şablon. Ortak özellikleri olan nesneleri yaratmakta ya da bulmakta kullanılan model.
Temporary data: Geçici veriler. Sadece ilgili sürecin yaşamı boyunca tutulan veriler.
Tera: Tera. Onlu gösterimde onun onikinci kuvveti. 1.000.000.000.000.
Terminal: Uçbirim, terminal, bağlantı ucu. Şebekeden aldığı bilgiyi
kullanıcıya uygun bir biçimde sunan kimi tamamlayıcı işlevleri de
yerine getiren, kullanıcının yakınında bulunan donatım. Bir veri
iletişim ortamında veri giriş-çıkışını sağlayan donanım birimleri
topluluğu.
Text: Metin, yazı. İki boyutlu ve kolayca anlaşılmak amacıyla
düzenlenmiş (örneğin kağıda basılı ya da ekranda görünür biçimde)
bilgi. Bu bilgi simgeler, tümceler, resimler, çizenekler, çizelgeler
şeklinde olabilir.
Texture: Doku. İmge işlemede bir bölgedeki piksellerin gri tonlamalarının uzamsal düzenleşimi.
Thread: İzlek. Bir elektronik forumda tartışmanın çizgisi. Bir bilgi
işleme sürecinde gerçekleştirilebilecek en küçük işlem birimi. Bir
süreçte tek bir kontrol akışı.
Threat: Tehdit. Bilgisayar güvenliğinde bilgi sistemini
örseleyebilecek, bilgileri açığa çıkarabilecek, hizmet vermeyi
engelleyebilecek, herhangi bir durum ya da olay.
Threshold: Eşik. Üstünde olunduğunda bir şeyin doğru ya da çalışır
duruma geçtiği, altında olunduğunda da tersinin geçerli olduğu değer,
düzey ya da nokta. Bir fizyolojik ya da psikolojik etkinin kendini
göstermeye başladığı durum.
Tick mark: İşaret çentikleri. Bir grafiğin eksenleri üzerinde
değerleri, kategorileri vb. göstermek üzere kullanılan kısa dik
çizgiler.
TIFF (Tag Image File Format) : TIFF. Bazı kişisel bilgisayarlarda
kullanılan ve taranmış imgeleri saklamak ya da alıp vermek için
yararlanılan grafik dosya formatı.
Time alignment: Zamanlama ayarı. İki sürecin görece zaman referanslarının uyumlu kılınması.
Timeout: Zaman aşımı. Belirli bir zaman dilimi sonunda olması beklenen bir olayın gecikme dolayısı ile gerçekleşmemesi.
Timer: Zamanlayıcı. Zamanı ölçmek üzere içeriği dönemli olarak değiştirilen yazmaç.
Toner: Toner, toz mürekkep. Lazer yazıcılarda ya da fotokopi makinelerinde kullanılan toz halindeki mürekkep.
Tool: Araç. Bir uygulama programını geleneksel programlama dillerini kullanmak gerekmeden geliştirmelisine elveren yazılım.
Toolbox: Araç kutusu. Bilgisayarda kullanıcının fare tıklaması ile
harekete geçirebileceği fonksiyonları bir arada gösteren kutu ya da
palet.
Transaction: İşlembilgi, hareket. Toptan ya da uzaktan iş girişinde bir
iş ya da iş adımı. Bir iş istasyonu ile bir başka aygıt arasında,
örneğin müşterinin hesabına para girmek, gerçekleşen işlem. Bir
uygulama programına gönderilen ve bir işin ya da sürecin oluşmasına yol
açan veri girişleri.
Transmission: İletim. İletilerin bir noktadan bir ya da birkaç noktaya taşınması eylemi.
Transparent: Saydam. Kullanıcı tarafından yürütümü, çalışması,
gerçekleştirimi algılanmayan alet, işlem, program. Veri iletiminde
kontrol karakterleri içermeyen veriler. Işığı olduğu gibi geçiren,
varlığı gözle ayırt edilmesi zor olan madde.
Trial: Deneme. Bir olayı oluşturmak üzere olasılıksal bir tasarımla yapılan deney.
True color: Gerçek renk. Bilgisayar ekranlarındaki yeşil, kırmızı ve
mavi renklerin sekizer bitle, toplam 24 bitle gösterildiğinden elde
edilen renkler.
Tuner: Radyo alıcısı. Audio yükselticisini içermeyen radyo ya da bir alıcı kanal ayar mekanizması.
Tuning: Ayarlama. Bir aygıtın bir ya da daha çok sayıda parametresini
ayarlayarak çınlama frekanslarından birini uyumlama. En iyi başarımı
elde edebilmek için bir sistem ya da devrenin frekansa göre uyumlanması.
Tutorial: Eğitim kursu. Eğitim amaçlı sunulan bilgi. Bir yazılımı kavramak için verilen eğitim bilgileri.
Type: Tip. Örneğin tip öznitelikleri, tip bildirimi.
UHF band: 3 Ghz arasındaki frekansları içeren radyo bandı.
Ultrasound: Hızı, ses hızından yüksek olan.
Unavailable: Kullanılmayan, yararlanılmayan.
Under construction: Kurulmakta olan site, yapım aşamasında. Internet
ortamında bir örün sitesinin henüz kurulmakta olduğunu belirten deyim.
Underline: Altını çizmek.
Undo: Geri almak, iptal etmek.
Unformatted: Formatlanmamış. Bilgi işlemde giriş ya da çıkış işlemlerinden önce hiç bir düzenlemenin yapılmaması.
Unicode: Dünyanın bütün dillerini kapsayan, karakter başına 16 bit
kullanan, dolayısıyla 65.000 karakteri gösterebilen karakter kodlama
sistemi.
Uniform: Düzgün, bir biçimli.
Union: Ortaklık. C Programlama dilinde birden fazla tip sahibi olup
herhangi bir anda ancak bir tipte olabilen değişken. Veritabanında
yapılan aramada iki arama anahtarının birlikteliği.
Unit: Birim, aygıt. Bir işi yapacak olan alet, aygıt, sistem.
Universal: Evrensel, genelgeçer.
Unpack: Açmak. Bilgi işlemde verileri yoğunlaştırılmış biçimden özgün biçimlerine getirmek.
Unsigned: İşaretsiz.
Unzip: Zip sıkıştırmasını açmak.
Update: Güncelleme. Bir bilgi işlem sisteminde yeni bilgiler eklemek,
eski bilgileri tazelemek gibi etkinlikler; örneğin dosya güncelleme.
Upgrade: Niteliğini iyileştirmek, sınıf atlatmak. Bilgisayar yazılım ya da donanımını daha iyisi ve yenisiyle değiştirmek.
Uplink: Bir uyduda yer istasyonundan bilgi gönderen kanal.
Upload: Yukarı yönde yükleme. Herhangi bir bilgi depolama yerinden,
çoğunlukla kişisel bi bilgisayardan, genellikle daha üstün bir
bilgisayar belleğine veri gönderme.
Usability: Kullanılabilirlik. Bilgi işlemde kullanımı kolay ve anlaşılır olan yazılım veya donanım.
User: Kullanıcı. Bir sistemin hizmetlerine gereksinen herhangi biri.
Örneğin kullanıcı erişimi, kullanıcı kodu, kullanıcı arayüzü ,
kullanıcı etiketi, kullanıcı terminali.
Userid: Kullanıcı adı. Bir bilgisayar sisteminde bir kullanıcıyı tanıtan özel karakter dizgisi.
Utility program: Yardımcı program. Bir bilgisayarın sistem yazılımıyla
birlikte kullanıcıya sunulan, veri dosyalarını aktarma, dosya sıralama,
birleştirme gibi kullanıcının sık sık gereksinime duyabileceği
hizmetler için parametrelerle yönetilen genel yordamları içeren yazılım.
Validation: Sağlama, geçerlilik sınaması. Bir ölçme aracı ya da ölçümün
konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan
arınmışlığını gösterme.
Value: Değer. Bir simgeye karşılık gelen nicelik ya da tutar. Bir simgeye, parametreye, değişkene atanan değer.
Variable: Değişken. Değeri değişebilen ve çoğunlukla ölçülebilen bir
nicelik ya da özellik. Programlama dillerinde herhangi bir anda tek bir
tane olmak üzere farklı değerler alabilen dil nesnesi.
Vector: Vektör, yöney. Sıralı sayı kümesi ile tanımlanan nicelik. Bilgisayar grafiğinde yönlü doğru çizgi.
Verification: Doğrulama. Bir sistem ya da bileşenin geliştirilme
sürecinde belirli bir evresinin istenen koşulları sağlayıp
sağlamadığının saptanması.
Version: Sürüm. Bir belge ya da yazılım programının başlangıçtaki dağıtımı ya da aradaki düzeltmeleri de içeren ara dağıtımı.
Vibration: Titreşim. Esnek bir maddenin ya da dalgalanan bir ortamın
denge durumundan ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim.
Video card: Grafik kartı, video kartı. Bilgisayarın ürettiği grafik ve
verileri saklayan ve ekrana sürekli tazeleyerek getiren ekleme kart.
Video compressor: Video sıkıştırıcısı. Video işaretlerini sayısal
olarak sıkıştırarak iletim bant genişliği ve bellek hacmini azaltan
aygıt ya da yöntem.
Video conferencing: Videokonferans. İki ya da daha çok nokta arasında
iki yönlü konuşma ve görüntünün aktarımı ile oluşturulan iletişim
oturumu.
Video streaming: Duraksız video aktarımı. Internet üzerindeki video dosyaların gerçek zamanda okunması.
View: Bakış. Veri yönetiminde ilgili alanların, sınıfların,
ilişkilerin, özelliklerin, kısımların vb. Belirli bir amaca yönelik
olarak derlenmesi.
Viewpoint: Bakış açısı.
Virtual: Sanal. Görünürde gerçek gibi olup, aslında başka araçlarla hayata geçirilen.
Virus: Virüs. Bir bilgisayarda sistem öz kaynaklarını boğacak şekilde belleği bozan program.
Visibility: Görünürlük. Bilgisayar grafiğinde bir öğrenin ekranda görünüp görünmeyeceğini belirleyen özellik.
Visual: Görsel.
Voice: Ses
Volume: Gürlük, kazanç. Ses genliğinin düzeyi. Bir nesnenin uzayda tuttuğu üç boyutlu yer.
Wait condition: Bekleme durumu. Bir bilgisayarın hiç bir iş yapmadığı, iki işlem arasında beklemede olduğu durum.
WAN (Wide Area Network): Geniş alan ağı. Bir bölge ülke ya da yerküreyi
kaplayabilen boyutta, bilgisayarları, uçbirimleri, ve yerel alan
ağlarını bağlantılayan veri iletişim ağı.
WAP (Wireless Application Protocol): Telsiz erişim protokolü. Cep
telefonu abonelerinin sınırlı bir kanaldan Internet&l039;e erişimlrini
sağlayan protokol.
Warping: Bir nesnenin, bir yüzeyin şeklinin kalıcı biçimde bozulması.
Wave: Dalga. Zaman, uzam ya da her ikisinin birden işlevi olan bir görüngü.
Web browser: Internet üzerinde bilgi kaynaklarını aramaya elveren ve
bağlantılı metin ve ortamların olanaklarını kullanan istemci yazılımı.
Webmaster: Site şefi. Bir örün sitesinin bakımı ve sunucunun iyi
işlemesi, yeni örün belgelerinin hazırlanması gibi yükümlülükleri olan
uzman.
Window: Pencere. Bilgisayar ekranında komutların yazıldığı ya da bilgilerin gösterildiği alan.
Wireless: Telsiz.
Wiring: Kablo bağlantıları. Elektriksel bağlantıları sağlamak üzere
kablo gibi iletkenlerin düzenleşimi, örneğin kablo bağlantı çizeneği,
kablo bağlantı aygıtı, kablo bağlantı programı.
Wizard: Sihirbaz, yardımcı program. peş peşe gelen diyalog kutuları
sayesinde kullanıcıya zor bir görevin yerine getirilmesinde yardımcı
olan ve bir yazılımla tümleşik sunulan yardımcı yazılım.
Word: Sözcük. Bir bütün olarak değerlendirilen bit dizisi.
Workshop: Çalıştay. Belirli bir uzmanlık alanında, bir sorunu irdelemek üzer toplanmış kişilerin etkinliği.
Workspace: Çalışma alanı. Robotbilimde bir robotun iki ana hareket ekseni boyunca erişebileceği noktaların belirlediği uzay.
Workstation: İş istasyonu. Video uçbirim ve klavye ile donatılmış veri giriş ve çıkışı için kullanılan bilgisayar dizisi.
Worm: Kurt. Başlatıldıktan sonra sürekli kendini kopyalayarak bellek yiyen saldırı programı.
Wrap-around: Sarma. Bilgisayar grafiğinde ekranın bir ucundan çıkan bir nesnenin ekranın diğer ucundan girmesi.
Write-protect: Yazmaya karşı koruma. Bir veri saklama ortamında kaza
eseri verilerin kaybına yol açacak şekilde yazılmasını önleyici düzen.
x-intercept: X ekseni kesmesi.
x-rays: radyoloji görüntüsü. Röntgen imgesi.
x-Windows: X-penceresi. Birçok Unix sistemi tarafından kullanılan grafik nitelikli kullanıcı arayüzü.
y-intercept: Y ekseni kesmesi.
Yaw angle: Rotadan sapma açısı.
Zero-address instruction: Adressiz komut.
Zero-synchronization: Sıfır ayarı.
Zig-zag scanning: Zikzak tarama
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hatice-kinem.bedavaforum.biz
 
Pc Kelime Anlamları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Weß TaSaRıM PayLa$ım PLatFoRMu :: İşLetim SisTemLeri :: Windows-
Buraya geçin: